11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü kapsamında Aksaray Üniversitesi (ASÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonunda "Geleceği Şekillendiren Kız Çocukları: Bilim, Kültür ve İnovasyon" başlıklı panel gerçekleştirildi.
"Yerelden Küresele Geleceği Kurmak" temasıyla, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu iş birliğinde düzenlenen etkinliğe; Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alpay Arıbaş, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Köse, UNESCO Türkiye Komisyonu Başkan Vekili Prof. Dr. Nizamettin Kazancı, Aksaray İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Mehmet Şirin Atlı, akademisyenler ile üniversite, ortaokul lise öğrencileri ve öğretmenler katıldı. Panelde konuşan ASÜ Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Doğa Bilimleri İhtisas Komitesi Üyesi Doç. Dr. Esra Gürbüz, UNESCO'nun eğitim, bilim ve kültür alanlarındaki çalışmalarıyla barış kültürünü güçlendirmeyi, sürdürülebilir kalkınmayı desteklemeyi ve kapsayıcı toplumlar oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Gürbüz, 11 Şubat Uluslararası Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü'nün, kadınların ve kız çocuklarının bilimsel üretim ve eğitim süreçlerindeki katkılarını görünür kılmak açısından önemli bir farkındalık aracı olduğuna dikkat çekti. Aksaray Üniversitesi'nin "evrensel düşünen, yereli gözeten" üniversite sloganıyla öğrencilerin merak ve hayallerini desteklediğini vurgulayan Gürbüz, etkinliğe verdikleri desteklerden dolayı ASÜ Rektörlüğüne, Aksaray İl Milli Eğitim Müdürlüğüne, Aksaray Bilim Merkezine ve UNESCO Türkiye Milli Komisyonuna teşekkür etti.
Kadınlar bilimde ve toplumsal yaşamda daha fazla yer almalı
Aksaray İl Milli Eğitim Müdürlüğü Şube Müdürü Mehmet Şirin Atlı da öğrencilerin akademik ve kişisel gelişimlerine katkı sunacak her türlü çalışmayı desteklediklerini ifade ederek, üniversite ile gerçekleştirilen bu tür akademik iş birliklerinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Atlı, programın öğrenciler için kalıcı ve ilham verici bir deneyim olmasını temenni etti. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkan Vekili Prof. Dr. Nizamettin Kazancı da konuşmasında, Bilimde Kadınlar ve Kız Çocukları Günü'nün uzun bir tarihsel sürecin sonucu olarak ortaya çıktığını belirtti. Kadınların bilim, teknoloji ve toplumsal yaşamda daha fazla yer almasının barış ve toplumsal huzuru güçlendirdiğini vurgulayan Kazancı, gençleri ulusal ve uluslararası düzeyde barışı önceleyen iş birliklerine katılmaya davet etti
Türk toplumunda kadın her zaman değerli bir konuma sahip
Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alpay Arıbaş da konuşmasında, kadınların toplumsal yaşamın her alanında daha güçlü şekilde yer almasının önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Arıbaş, kadınların sevgi, merhamet, anlayış, nezaket ve empati gibi değerleri temsil ettiğini belirterek, kadınların bilimden, yönetimden, spordan ve siyasetten uzak kalmasının dünyada kaos ve çatışmaları beraberinde getirdiğini ifade etti. Türk toplumunun tarihsel ve kültürel yapısında kadının her zaman değerli bir konumda olduğunu dile getiren Prof. Dr. Arıbaş, eski Türk adetlerinde ve İslam kültüründe kadınların üretimde söz sahibi olduğunu, devlet yönetiminde etkin roller üstlendiğini ve baş tacı edildiğini hatırlattı. Rektör Arıbaş, konuşmasında Türkiye Cumhuriyeti'nin dünyada kadın başbakan çıkaran sayılı ülkelerden biri olduğuna da dikkat çekti. Kadınların eğitim düzeyinin yükselmesinin yalnızca kadınları değil, tüm toplumu ileriye taşıyacağını belirten Prof. Dr. Arıbaş, bireyin ilk öğretmeninin anne olduğunu, annelerin bilgi ve kültür birikiminin güçlü olmasının çocukların karakter gelişiminde belirleyici rol oynadığını ifade
ederek, kız çocuklarının nitelikli eğitim alabilmesi için her türlü çabanın gösterilmesi gerektiğini söyledi. Gençlere seslenen Rektör Arıbaş, herkesin farklı yetenek ve ilgi alanlarına sahip olduğunu vurgulayarak, önemli olanın tercih edilen alanda en iyisi olmak için çalışmak olduğunu dile getirdi. Başarının hayal etmekle başladığını ifade eden Arıbaş, gençlere hayallerini hedefe dönüştürmeleri, emek ve azimle bu hedeflerin peşinden gitmeleri çağrısında bulundu. Akademisyenlerin başarı hikâyelerinin ortak noktasının yoğun çalışma ve kararlılık olduğunu belirten Rektör Arıbaş, gençlerin de aynı inanç ve gayretle hedeflerine ulaşabileceklerini sözlerine ekledi.
Sadece akademik başarıyla odaklanmayın kendinizi de keşfedin
Açılış konuşmalarının ardından panele geçildi. Panelde Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevinç Kurbanoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Duygu Sağ ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evrim Ölçer Özünel akademik hayatta başarı hikayelerini ve tecrübelerini katılımcılarla paylaştı. Panelde konuşan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevinç Kurbanoğlu, öğrencilere yalnızca akademik başarıya odaklanmamaları, kendilerini keşfedecekleri ilgi alanları ve hobiler edinmelerinin önemini vurguladı. "Boş zaman" kavramının pasif bir alan olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kurbanoğlu, bireyin zihnini besleyen ve geliştiren uğraşların erken yaşlarda keşfedilmesinin kişisel gelişime büyük katkı sağladığını ifade etti. Kendi yaşam öyküsünden örnekler paylaşan Doç. Dr. Kurbanoğlu, öğretmen bir anne ve memur bir babanın çocuğu olarak babasının görevi nedeniyle farklı şehirlerde eğitim gördüğünü, bu durumun kendisine güçlü bir adaptasyon yeteneği kazandırdığını dile getirdi.
Doç. Dr. Duygu Sağ: Gerçekten isteyin, inanın ve çalışın
Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Duygu Sağ, öğrencilerle bir araya geldiği programda yaşam öyküsünü ve bilimsel çalışmalarını anlatarak gençlere ilham verdi. Kendi deneyimlerinden yola çıkan Sağ, hayal kurmanın, kişinin kendini tanımasının ve kalbinin sesini dinlemesinin başarıya giden yolda en önemli unsur olduğunu vurguladı. Konuşmasında çocukluk yıllarına değinen Doç. Dr. Sağ, ilkokul döneminde yurt dışında eğitim alma hayali kurduğunu, bu hayalin akademik yolculuğunun temelini oluşturduğunu belirtti. Kişisel gelişimi anlatırken "Balıksanız ağaca tırmanmaya çalışmayın" benzetmesini kullanan Sağ, herkesin kendi yetenekleri doğrultusunda ilerlemesi gerektiğini söyledi. Konuşmasının sonunda öğrencilere seslenen Doç. Dr. Duygu Sağ, hayal kurmanın, inanmanın ve bu doğrultuda çalışmanın önemine dikkat çekerek, "Her şey bir hayalle başlar. Gerçekten isteyin, inanın ve çalışın; hayallerinizin önünde hiçbir engel duramaz" mesajını verdi.
Hızlı zamanlarda kaplumbağa olmayı öğrenmeliyiz
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evrim Ölçer Özünel de geçmişten bugüne zaman algısının değişimini anlatarak öğrencilere önemli mesajlar verdi. Konuşmasında, hız çağında yaşayan bireylerin zaman zaman yavaşlamayı öğrenmesinin hayati bir ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Çocukluğunun yavaş akan bir zaman diliminde geçtiğini belirten Prof. Dr. Özünel, kaplumbağa ile tavşan hikâyesinden yola çıkarak zamanın bilgeliğine vurgu yaptı. Günümüz dünyasında zamanın büyük bir hızla aktığını ifade eden Özünel, "Bu hız çağında ayakta kalabilmenin tek yolu, zaman zaman kaplumbağa olabilmeyi öğrenmektir" dedi. Konuşmasının sonunda öğrencilere seslenen Prof. Dr. Evrim Ölçer Özünel, sürekli hızla koşan bir "tavşan" gibi yaşamanın insanı yıprattığını vurgulayarak, zaman zaman durmanın, düşünmenin ve yavaşlamanın bireyin ruhsal dayanıklılığı için vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Programın
sonunda panelistler katılımcıların sorularını yanıtladı. Panelin ardından ASÜ Rektörü Prof. Dr. Alpay Arıbaş, konuşmacılara teşekkür belgesi takdim etti.