Bugün, 12 Temmuz 2020 Pazar


AKSARAY’DA, AYDINLAR OCAĞI AÇILMALI

AKSARAY’DA, AYDINLAR OCAĞI AÇILMALI

 

AKSARAY’DA, AYDINLAR 

          Aydınlar Ocağı, sadece bilim, kültür, iktisatla ilgilenir, siyaset, tarikat, cemaat ve benzeri şeylerle ilgilenmez. Aydınlar Ocağı, Türke düşman olunarak, ıslama dost olunamayacağı gibi İslam’a düşman olunarak Türk’e dost olunmayacağını ülküsünden hareket eder.
          Aydınlar Ocağı, bilim, kültür ve sanat adamları ile bu konulardan anlayanları sessizce samimiyetle ilini, ülkesini sevenleri buluşturarak ortaya hizmet ve üretim çıkaracak yolu gösterir.        
          Filozofun dediği gibi, ‘’… Eğer bir fikir, bütün çürütmelere karşı koyuyorsa o fikir doğrudur…’’ Sözüne uygun olarak bu güne kadar Aydınlar Ocağının en büyük faydayı sağladığının aksine kimse tek laf edememiştir.
          Aksaray gibi birliğe,  beraberliğe kalkınmaya, üretmeye ve daha da önemlisi kendini bulmaya muhtaç ilimizde bu ocağın mutlaka açılması gerekmektedir.
          Lafla, fikirde biriz beraberiz demekle olmuyor, eylemde bir olmak gerekiyor. Yani hakta, hukukta, adalette, medeniyette, hizmet edenin yanında, laf üretenin karşısında olmak gerekiyor. Yöneticilerimizin çatışmaktan vazgeçmeleri, birlikte hizmet etmeleri gerekiyor. Suyu getirenle, testiyi kıranı ayırt etmek gerekiyor. 
          Aksarayın her tarafı aydınlıkta onun için mi, Aksaraylı iş adamlarının, birbirini ötelemeyerek bir araya geldiği onlarca yer varda onunu için mi, geleneğini, kültürünü, medeniyeti konuştuğu sayısız yer varda 
Onun için mi, turizmini, sporunu, eğitimini, üniversitesini konuştuğu ve müzakere ettiği gibi insanı insan yapan değerlerin ve geleceğin konuşulduğu yerler varda ben mi bilmiyorum?
          Aksaray’da görevlerini yapıp bitiren belediye başkanlarına, milletvekillerine, STK başkanlarına, iş adamı olduğuna inandığımız iş adamlarına velhasıl benzeri herkese soruyoruz bir çay içip emsallerinizle sohbet edeceğiniz bir eseriniz var mı?
          Mevcut milletvekillerine bir şey diyemiyoruz çünkü onlar Türkiye ile ilgileniyorlar, vekillik bitincede Aksaray’da yaşamıyorlar, otuz yıldır görev yapmışlara ve şu an yeni atanmış valiye de bir şey demiyoruz onların bu ilde kalma süreleri belli, şehrin dinamikleri ile ilgili bir esere gerek görmüyorlar.
          Şimdi biz bu şehrin gerçekten ihtiyacı olduğuna inandığımız Aydınlar Ocağı’nın kurulmasının çok önemli olduğunu kime, kimlere diyelim? Aksaray’ın faydalanılmayan dağları olan Hasan Dağına, Ekecik Dağına, yüreği yaralı sessizce akan Ulu Irmak’a mı diyelim?
          Sadece Aksaray Üniversitesinde, asistanı, doçenti, profesörü 400 öğretim görevlimizin, adliyemizde 50 kadar hâkim ve savcımızın, Mersedeste, Brisa’da, Doğuşta, Sütaş’ta ve benzeri onlarca kuruluşumuzda görev yapan beyaz yakalılarımızın birbirlerini tanımak için ilimizde bir çay içip sohbet yapacak yerin olmadığından tesadüf hariç hiç kimsenin kimseyi tanımadığını.
          Şehri Süleha, parlayan yıldız, on bin yıllık tarih demek kötü bir şey değil ama çok da bir şey ifade etmiyor. Çünkü bunlar canlı değil.
          Bizim okumuşumuz sık, sık sapla samanı karıştırıyor. Aydınlar Ocağı nedir denildiğinde kaç kişi gerçekten cevaplandırabilir? Aydınlar Ocağını, Türk Ocağı ve Ülkü Ocağı ile karıştırmayalım. Türk Ocağının Genel Merkezi ve şubeleri vardır, Türk Kültürü ile ilgilenir, akademik bir kuruluştur. Ülkü Ocağı bir partinin gençlik kollarıdır, Genel Merkezi ve şubeleri vardır.
          Aydınlar Ocağının Genel Merkezi yoktur, sadece kurulduğu yerle ilgilenir, hiçbir partiye, cemaate, tarikata, zümreye, bölgeye bağlı değildir, daha önemlisi BEN AYDINIM, olduğum yere faydalı olacağım diyen herkese kapısını sonuna kadar açan bir kuruluştur.
          Aydınlar Ocağının Aksaray’da açılması için: Turan Yaldır, Davut Menki, İnan Baykan, Levent Bozkurt Ramazan Çetin, İlhan Çetin, Volkan Eroğlu, Ömer Gümüşay, Emin Eroğlu, Ahmet Koçaş, Fatih Tekin, Ferit Köse, Fatih Batı ve bu listeye ilave edilecek yüzlerce isim isterlerse hizmet ve birlik açısından güzel bir kuruluş olur.
  Hayrola, Muvaffak Ola, Muzaffer Ola.