Bugün, 6 Temmuz 2020 Pazartesi


ALİ BABACAN NE DİYOR?

ALİ BABACAN NE DİYOR?

Türkiye’yi idare etme ve en kısa zamanda her yönüyle dengeli hale getirerek özellikle ekonomik alanda kısa zamanda iyileştireceğinin iddia eden Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın görüşleri;

‘’Bugün siyaset yargıya müdahale etmektedir, ekonomik çözümün yarısı siyasetin yargıya müdahale etmemesidir. Diğer yarısı, basının hür olmasıdır. Basını hür olmayan bir ülkede demokrasiden bahsedilemez.

Basın adıyla veya herhangi bir isim altında devlet ve millet düşmanlığı ve bölücülük yapan, suçu belgelendiğinde hiç kimsenin gözünün yaşına bakılmamalıdır. Elinde sabit suç belgesi olmadan da hiçbir vatandaş suçlu ilan edilmemelidir.

Problemlerini tartışmayan bir ülke olunması çok kötü, bu durum millete eziyettir, bugün hiç kimse iktidarın korkusundan ağzını açamıyor. Adeta istibdat devri yaşanmaktadır.

Sorunlar; tartıştırılmıyor, tartışılmıyor, çünkü çözüm üretemiyorlar, üretecek kadrolar iş başında değil. Siyasi partilerin arkasında halkın desteği yeteri kadar yoksa iktidarlar her zaman demokratik kuralların dışına çıkarak kendilerini adeta koruma altına aldıklarını sanırlar. Hâlbuki bu durum hiç doğru değildir.

Yeter ki halk bize inansın. Oyunun kurallarını değiştirerek iktidarı, hiç Deva Partisi olarak bizim önümüze engeller çıkarmak istemektedirler, kimse devam ettiremez.

Ülkemizde Kürt sorunu varsa çözümü, hak ve özgürlüklerdir. Burada esas olan vatandaş kavramını ve haklarını lafla değil hukukla teminat altına almadan ibarettir. Bir ülkede vatandaş iktisaden hür değilse, yani geçimini ve çocuklarının geleceğini sağlayacak garantisi yoksa bu vatandaşlar her an her akımın peşinden gidebilirler.

Devlet, vatandaşlarının neyle nasıl geçindiğini bilmek zorundadır. Cumhuriyet ve demokratik bir yönetimin asli görevi bunu bilmek ve gereğini yapmaktır.

Yatırım ve sermaye, hukuk ve kurallara gelir. Bırakın dış yatırımcı ve sermayenin gelmesini, kendi insanımız, diğer ülkelerde yatırıma yöneliyorlar. Bu çok acı bir durum değilde nedir?

Yargı ve eğitimde reform yapılmazsa, Allah korusun daha kötüye gider. 2002 de kişi başına düşen milli gelir 3616 dolardan, 2011 yılında 12.500 dolara çıktı, daha sonra 9.500 dolara ve şimdi 7.500 dolara düştü. Bunu hangi yetkili nasıl izah edecek?

Denetlemeyen güç ülkeyi felakete götürür, Önemli olan sağlam hukuku getirip tarafsız ve istisnasız uygulamaktır.

Düşünce suçları, teröre bulaşmadıysa hemen serbest bırakılmalıdır. Demokrasi önemli ama demokrasi hukuk ve kurallarla olması gerekir. Hukuk ve kuralları yapanda meclistir, bu günde ne yazik ki meclis etkisiz hale getirilmiştir. Yetki olarak yok hükmünde dir.

Türkiye dışarıya kapatılıyor, bu asla doğru değil; basın ve bilim dünyasının dışarıya kapatılması da doğru değildir. Tencerede pişirelim kapağında yiyelim diyorsanız mesele yok.

Herhangi birisi 200 daireli bir sitede oturuyor, 199’u bize düşman diyerek, kapıları daha sıkı kapatalım diyor, böyle bir şey olabilir mi?

İçerde yönetimi beceremezseniz dışarıyı suçlar ve dışa kapanırsınız, bu yol çıkmaz yoldur, kesinlikle yanlıştır. Büyük ülkemiz Türkiye’ye yazık ediliyor. Genç nesillerin önü kesiliyor, umutları yok ediliyor.

Ülkemizde iş üretemeyenler laf üretiyorlar, iç siyaset sıkışınca hemen Ayasofya, beka, bölücülük, hainlik gibi son derece dayanaksız konular gündeme getirilerek halk korkutuluyor…’’

Not: Değerli iki hem şehrimiz Avni Çakır, Kastamonu’ya, Erkaya Yırık Elâzığ’a vali olarak atanmışlardır, her ikisini de tebrik edip başarılar diliyoruz.

Hayrola, muvaffak Ola, Muzaffer Ola.