Bugün, 25 Kasım 2020 Çarşamba

Ali Genç


İNGİLİZ OYUNU PEYGAMBERSİZ DİNİ SAVUNANLARI KURAN’IN BİZZAT KENDİSİ YALANLIYOR!

İNGİLİZ OYUNU PEYGAMBERSİZ DİNİ SAVUNANLARI KURAN’IN BİZZAT KENDİSİ YALANLIYOR!


Bu gün akşam Mevla’mızın yüce kitabımız Hz. Kuranın Enbiya suresinin107. Ayeti kerimesinde ”Ey Muhammed! Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” diye belirttiği Nebiler, Nebisi Peygamber efendimiz Hz. Muhammed(S.A.V.) in ihtiyar dünyamızı nuruyla aydınlattığı mübarek doğum günün kutlu yıldönümü. 

ALLAH(C.C.) ‘IN “BİZ SENİ ALAMLERE RAHMET OLARAK GÖNDERDİK” DEMESİNE RAĞMEN İNGİLİZ FİTNECİLERİ MÜSLÜMANLARI DİNSİZLEŞTİRMEK İÇİN”PEYGAMBERE İHTİYAÇ YOKTUR(!)”DİYORLAR!!! 

  Peygamber siz dini savunanlarla, onlara uyanların bununla aynı zamanda Kuranı da inkar ederek dinden çıktıklarını belirten Milli gazetede meslektaşım Siyami Akyel Beyin 30 Nisan 2018 günü bu konuda “Peygamber siz İslam” Projesini tenkit başlığıyla yayınlanan yazısını gelin birlikte okuyalım; 

   Kur’an İslam’ı” ya da günümüzdeki adıyla “Kur’an Müslümanlığı”, 1858 yılında İngilizlerin Hindistan’ı işgali hengâmında Seyyid Ahmed Han ve Abdullah Çakrâlevî tarafından ortaya atılmıştır. 

   Çakrâlevî, “Kur’an-ı Kerim dinde kendisine ihtiyaç duyulan her şeyi, her cihetten ayrıntılı olarak beyan etmiştir. 

   O halde sünnete neden ihtiyaç olsun?” demektedir. 

   Daha ileri giderek Kur’an’ın manasının açık ve anlaşılır olduğunu ve anlamak için, “Ne şerhe ne de Muhammed’in O’nu tefsirine ihtiyacı vardır” demektedir. 

   “Bize sadece Kur’an yeter” anlayışı, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) Kur’an’ı açıklama, pratik hayatta uygulama ve bize aktarma görevini yok sayarak Kur’an’ı bağlamından kopartmakta ve 15 asırlık İslam anlayışına darbe vurmaktadır. 

   Kur’an’ın “mübin/açık” olduğu iddiasıyla ortaya çıkan ve hadisleri inkâr eden bu zihniyet, Peygambere layık görmedikleri Kur’an’ı açıklama yetkisini kendilerine layık görerek, kafalarındaki dini inşa etmeye çalışmaktadır. 

   Bir yandan binlerce yıllık birikime “uydurulmuş din” kulpu takarak kendi uydurdukları dinin zeminini oluştururken; diğer yandan Peygamber Efendimizin (S.A.V.) hadislerinin güvenilirliğini sorgulamakta ve hadisleri rivayet eden sahabenin güvenilirliğini zedelemekteler. 

   “Peygamber zamanında mezhep mi vardı? O halde mezhebe ihtiyaç yok” demek suretiyle mezhep imamlarını devreden çıkartan, İslam’ı bizlere ulaştıran İslam ulemasını itibarsızlaştıran; yaşadığımız İslam’a “uydurulmuş din” diyen bu zihniyet, boşalttıkları alanı kendi kitap ve mealleriyle doldurmak suretiyle Kur’an’la aramıza girme gayretindeler. 

PEYGAMBERİMİZ  KURANI ÖĞRETEN,AÇIKLAYAN, YAŞAYARAK UYGULAYANDIR!! 

   Peygamberimizin (S.A.V.) misyonunun Kur’an’ı öğretmek, açıklamak ve yaşayarak uygulanabilirliğini göstermek olduğu Kur’an’da şöyle açıklanmaktadır: “Biz, o peygamberleri mucizelerle ve kitaplarla gönderdik. Ey Resulüm, sana da Kur’an’ı indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara anlatasın olur ki; iyice düşünürler” (Nahl 44) ve “Biz kitabı (Kur’an’ı) sana ancak, onlara, hakkında ayrılığa düştükleri hususu açıklayasın ve onu iman eden bir millete doğru yolu gösterici, rahmet sunucu olsun diye indirdik.” 

    Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in (A.S.) duasında, “Ey Rabbimiz, bir de onlara kendilerinden bir Peygamber gönder de, senin ayetlerini onlara okusun. Kitabı ve hikmeti öğretsin. Onları tüm kötülüklerden arındırsın. Sen Aziz ve Hâkim’sin” (Bakara, 129) denilmiştir 

  “Kur’an İslam’ı” söylemi, aslında Kur’an-ı Kerim’i bağlamından kopartmaktır ve Kur’an’a yapılabilecek en büyük kötülüktür.  

PEYGAMBERSİZ,SÜNNETSİZ İSLAMI SAVUNANLAR KURANIN EMİRLERİNİ İNKAR EDİYORLAR!!! 

   Bu anlayış, Peygamber Efendimizin (S.A.V.) misyonunu inkârdır. Kur’an-ı Kerim’de, “Kim, Peygambere itaat ederse Allah’a itaat etmiş olur…” (Nisa, 80) ve “…Peygamber size ne verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa ondan da sakının…” (Haşr, 7) ayetleri    Peygamberimize itaatin önemini belirtmektedir. 

   Kur’an’da, “O hevadan (kendi nefsinden) konuşmaz. Onun konuşması ancak, bildirilen bir vahiy iledir” (Necm, 3-4) denilmek suretiyle Peygamberimizin sünneti teminat altına alınmıştır.  

    Allah-u Teâlâ Peygamber Efendimize (S.A.V.) ittiba etmeyi emrederek şöyle buyurmuştur: “(Ey Muhammed) Deki: Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın” (Âl-i İmrân, 31), “Kim Resulüne itaat ederse muhakkak ki Allah’a itaat etmiş olur” (Nisa, 80) buyrulmaktadır.  

  “(Ey Muhammed)! Deki: Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah’ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O’ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, diriltir ve öldürür. O halde, Allah’a ve O’nun sözlerine inanan Resulüne, o ümmi Peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız” (A’raf, 158) ayetiyle Peygambere uymanın önemi vurgulanmaktadır. 

PEYGAMBERSİZ İSLAMI SAVUNANLARIN SONU PİŞMANLIK VE PERİŞANLIKTIR!!! 

   Peygambere itaat etmeyip onu aradan çıkartma girişimine yeltenenlerin sonu pişmanlık ve perişanlıktır. 

   Nitekim Kur’an-ı Kerim’de, “O gün, yüzleri ateş içinde kaynayıp çevrilirken ‘-Vah bize keşke Allah’a itaat etseydik, Peygambere de itaat etseydik’ diyeceklerdir” (Ahzab, 66) buyrulmaktadır. 

Cenabı Allah(c.c.)’ın meslektaşımızdan razı olması, Kendisinin Yüce rahmetine, Habibinin şefaatine nail etmesi dileğiyle aşağıda ise bu kutlu günde yapılması gerekenleri efendimizin bu konudaki tavsiyelerinden yola çıkarak arz ediyorum; 

PEYGAMBERİMİZİN DOĞUM GÜNÜNDE YAPILMASI TAVSİYE EDİLEN İBADETLER!!! 

   Hz. Peygamber (s.a.v.), bazı mübarek gün ve gecelerin değerlendirilmesini tavsiye etmiştir (Tirmizî, Savm, 39). 

     Genel manada mübarek günler için İslam büyüklerinin Peygamberimizin yaşantısından naklettikleri bilgileri göre özellikle sabah ve akşam Namazlarının Camilerde geçirilmesi ve cemaatle bu Namazların kılınması. 

  Bolca kelimeyi Tevhit ve  Sallallahü  aleyhisellemin isimlerinin zikredilmesi. 

  Dileyenlerin 1 günlük kaza Namazı kılmaları ve bu güzel zamanların gündüzlerini oruçlu, gecelerini ibadetle geçirmeleri bu meyanda bolca Kuranı kerim okumaları. 

  Yolda zorda kalanlara, yetimlere, fakirlere yardım etmeleri, yakın akraba ve komşulardan ve bilinen hastaları ziyaret etmeleri tavsiye diliyor. 

    Tüm din kardeşlerimizin bu kutlu günü ve gecesini en iyi şekilde idrak etmeleri dileğiyle Efendimizin dünyamıza teşrifinin yıl dönümünü tebrik ediyorum. 

     Rabbim Yar ve Yardımcımız olsun. 

(*)Meslektaşım Siyami Akyel Beyin bu günkü köşemde yer verdiğim yazısını” https://www.milligazete.com.tr/makale/1536603/siyami-akyel/peygambersiz-islam-projesini-tenkit-i” den aldım. Rabbim kendisinden razı olsun.