Erdogan Kaya


Kaldırım işgallerine biraz daha eğilinmeli


[caption id="attachment_7755" align="alignnone" width="210"] Kaldırım işgallerine biraz daha eğilinmeli[/caption] Malumunuz bizim şehrimizde yıllardır esnafımız insanları önemsemeden kaldırımları işgal ederek yayaların geçişini engellerler. Hemde kaldırımla kalmazlar, iş yeri önündeki yolları işgal ederler. Hele bu durumlar seçim zamanı nasıl olsa seçim var ses çıkarmazlar diye daha da hoyratça işgal edilir. Ha bunu derken esnafımızın tamamı bunu yapıyor anlamı taşımasın. Ama bazı esnaflarımız var ki, iş yerini sabah nerede ise tamamen yola taşır ve akşam olunca da içeriye taşırlar. Geçen hafta sonu Zabıta ne hikmetse yeni Başkan Sayın Evren Dinçer geldi diye mi yoksa bir talimatla mı kaldırım işgal eden esnafı kontrol ederek dışarıdaki malzemeleri içeriye aldırmaya çalıştığını görmek beni şaşırtmadı. Son dönemlerde hele sokaklar ve cami önleri seyyar satıcılarla dolduğunu görmekteydik. Hatta seçim sonrası eski sanayi caddesinde Merkez caminin önünü tamda ana caddeyi kapatan seyyar satıcıları ben bizzat zabıta kardeşlerime, ? artık seçim geçti, bir yerlere oturup saat doldurmayı bırakın da şunlarla ilgilenin? diye uyardım. Şunu belirtmek isterim her seçim dönemi bu tür bir çıkış yapılır ardından 4,5 yıl yatılır. Bu adet ve alışkanlıklar artık son bulmalı. Yetkili kesimlerimiz bu konu üzerinde durmalıdır. Zabıtamızda semtlere kurulan karakollarda oturmayı bırakır sokağa çıkarlar. Zaten yeterinden fazla zabıtamız bulunmaktadır. Mesai saatleri içinde yapılan kontrol ve görev sonrası yine seyyarlar mesai bitimi sokaklara çıkmaktadır. Nöbetçi zabıtalarımız mesai saatinde bu kontrolleri devam ettirmeli. Zaten nöbetçi zabıtalarımız bulunmaktadır. Eğer bir şehirde şehir olacaksak, bazı kuru yemişçilerin sokak ortasında kuru yemiş kavurmalarına müsaade etmemelidirler. Neden derseniz şehri dışında bu iş yerlerinin depoları bulunmaktadır orada kavurup getirmelidirler. İş yeri önünde kaldırımda kuru yemiş kavururken atıkları sokağa savrulduğunu görmeyen var mı? hangi çağda yaşıyoruz bu şekilde şehrin göbeğini kirletiyoruz. Zaman zaman yazıyorum yaz geldi bizim şehrimiz gibi akşam 18 00 den sonra tereklerini kapatan bir şehir olduğunu düşünmüyorum. Ben bundan 5 yıl önce Muş iline gittim ve gördüm. Terör bölgesi olmasına rağmen her yer gece saat 01 e kadar açıktır. Belediye başkanımız Sayın Evren Dinçer şu hoş geldin beş gittin biter de esnafımızla bir araya gelip geceleri belli saatlere kadar iş yerlerinin açık olması konusunda bir başlangıç yapar. Bırakın gece 21 0 den sonra kapalı çarşıdan alışveriş yapmayı, sokaklardan geçmeye korkar durumdayız. Ben her yıl ege bölgesine giderim, buralarda küçük bir ilçede bile alışverişler akşamdan sonra başlamaktadır. Şehirlerin akşamdan sonra cıvıl cıvıl olduğunu görürsünüz. Sokaklar da aileler akşamları alışverişini yapmaktadır. Yaz aylarında bizim şehrimizde yoğun ve kalabalık bir durumdadır. 15 Temmuz meydanı dışında insan görmeniz mümkün değildir. Umarım Sayın Dinçer bu konuya da bir çözüm bulurlar şehirde bir ilki başlatarak şehri akşamları şenlendirir. Hulasa şehrin kaldırımları her saat kontrol edilmeli. Seyyar olayı artık son bularak şehir akşamları canlandırılmalıdır. Bu konu çokta zor olmasa gerek. Üç k ye uyarsan senden iyisi yok Üç K nedir diye merak edenlere söyleyim konuşma, kaytarma ve karışma, bu söz genelde askerlikte söylenen bir sözdür. Ben buna birde görmeyeceksin ve bilmeyeceksini ekleyeyim. Bunu yapabilen herkes hayatında belli kesi tarafından sevilen insandır. Tabi bunu yapabilmek içinde aklen özürlü olman lazım ya çok enayi olman lazım. Hele birde bizim gibi köşe yazarı gazeteci isen bunları nasıl yapacaksın? Bizim için her ikisi de tenkit konusu. Görmezsen senden gazeteci olmaz, görürsen sende her şeyi yazıyorsun diye düşman olunur. Ben konuyu seferberlik de yaşanan bir gerçek kıssa ile konuya açmak istiyorum. Seferberlikte kıtlık dönemi, bir köyde sabahları köylüler bir yerde toplanır sohbet ederken konu yoksulluk ve açlık konusu imiş. Köylünün birisi demiş ki, ?bizim eve kıtlık gelmez, evde on çömlek peynir var, beş çömlekte yağ var? demiş. Orada bu sohbeti dinleyen bir gariban kalbini bozar, bu gece bu adamın evine hırsızlığa gitmem lazım diye düşünür. Tabi garibanın da evinde üç beş çocuğu var açlık sıkıntısı çekiyor ve baba da bundan rahatsız. Gece bol çömlekli adamın evine girer. Baksa ki, evde üç çömlek peynir, iki çömlekte yağ var. Adam kanaatkar olduğu için birer çömlek alıp evden çıkar. Ertesi gün yine köyün bir meydanında toplanan köylüler sohbet ederken, evinde bol çömlek olan olan adam meydana gelir. Hışımla kızgın bir şekilde anlatır. ? ulan bu nasıl hırsız, evde bir şey koymadan adam çalmış gitmiş? diye ver yansın ederek söyleniyormuş. Evden çömlek çalan adamda orada imiş, elinde bir çöp çubukla yeri kazıyormuş, adamın hakaretlerine dayanamayarak, mırıldanarak, ? denmiyor ki, diyesin? diyerek söylenerek yeri kazındırıyormuş. Adam işin aslını eve girince görmüş, adam yalan söyleyip palavra atıyormuş, ama adam söyleyemediği için mırıldanıyormuş. Bu kıssadaki gibi biz her ne kadar konuşsak da bazen bildiğimiz öyle konular var ki, bunların bir kısmını az da olsa yazıyoruz ama yazamadıklarımız da çok fazla. Ben şahsen Aksaray gündemini ve siyasi konjonktürü yakından takip edip bilenlerden birisiyim. Bizler gazeteci olarak konu mankeni değiliz. Son günlerde siyaset yazmaktan uzak durmaya çalışıyorum. Yazmaya devam etsem bazıları çok üzülecek. Ya da bizden başkası yok mu diye düşünüyorum. Bundan dolayı biraz siyasetten uzak yazılar yazmaya çalışıyorum. Yemin ederim bazı bildiklerimi ve duyumlarımı yazsam bazı kişiler var ki, bir daha siyaset yapmaya cesaret edemez. Neden edemez bunlar bilinen ve bilinmeyen bir çok yanlışlıklardan dır. Siyaset arenasını babasının çiftiliği gibi görenler vardır. Halbuki siyaset bir hizmet aracıdır, hizmeti kamuoyuna değildi kendimize kullanırsak bunun adı siyaset olmaz. Ben bundan dolayı Tayyip Erdoğan yalnız diye zaman zaman boşa yazıyorum. Dolayısı ile artık siyasetten soğumaya başladığımı söyleyebilirim. Taraftarlığım da artık zayıflamaya başladığını söyleyebilirim. Son seçimlerde yaşananlar ise beni bazı konularda üzmüştür. Konuşmalar ile icraatlar bir birinden farklı olduğunu son günlerde görme imkanı bulmuşumdur. Siyasette siyaseti kirletenler var bunlara mutlaka bir temizlik gereklidir. Dolayısı ile yazsan küsüyor tavır alıyorlar, yazmasan neden yazmadın sözünü işitiyorsunuz. Ne diyelim artık gördüklerimizi ve kamuoyunu ilgilendiren konuları yazacağım. Göreceğiz de duyacağız da bunlar kamuoyunu ilgilendiriyorsa yazacağız. Ama kimsenin özel hayatını asla görmeyeceğiz bu kişinin kendisini bağlar. Özel hayat bizi ilgilendirmez diyeceğiz. Siyaset konusunda da şimdilik türübünden izlemeye çalışacağız. Yazılması gereken bazı şeyleri de buz dolabına koyacağız ve bekleyeceğiz. Şimdilik üç K ye uymaya çalışacağız.