Bugün, 6 Temmuz 2022 Çarşamba

RASİM GÜL


MİLLİ BİRLİK, TARTIŞMA KABUL ETMEZ

MİLLİ BİRLİK, TARTIŞMA KABUL ETMEZ


 

İktidar, muhalefet çekişmeleri, otoriteyi ve Milli Birliği zedeliyorsa, devletin kurumsal yapısı hastalanmıştır. Osmanlının başına ne gelmişse kurumsal yapının bozulmasından gelmiştir. Kurumsal yapı bozulunca Ehliyet-Liyakat ortadan kalkmış dolaysıyla kurumlar beceriksizlerin eline kalmıştır. Bunlarda yönetmemiş, idare-i maslahatla vakit geçirmişlerdir.

Otoritenin zayıflaması, iktidar mücadelelerine yol açmış, toplumsal ve ekonomik istikrarsızlık ortaya çıkmıştır. İstikrarsızlığı ortadan kaldırmanın yolu İktidar-Muhalefet çatışmalarının önlenmesi ve doğrularda birleşilmesidir. Millik Birlik ve Devletin Bekası konularında İktidar-Muhalefet aynı dili kullanmaya mutlak manada mecbur ve mahkûmdurlar.

Cumhur ve Millet İttifakı’nın uğraştığı konu, sistem tartışmasına odaklanmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devammı etsin, Parlamenter sisteme mi dönülsün. Osmanlı 1839 dan itibaren Teokrasi, Tanzimat, İttihat Terakki dedi ama makûs sonucu önleyemedi. Çünkü Milli Birlik ve Devletin Bekası konularında hiç samimi ve dürüst olamadılar. 183 yıldır sistem tartışması bitmedi, bitmiyor.

Türkiye Cumhuriyeti beğenilsin beğenilmesin yaklaşık yüz yıl içerisinde, parlamenter sistemle her iktidar sadece beş veya on yıl toplam elli yıl başarılı çalıştı ve Türkiye ciddi yol aldı. Geriye kalan elli yılın tamamı verimsiz İktidar-Muhalefet çatışması ve Milli Birliğin bozulması ve Beka sorunuyla geçti. Bütün kavgaların örtülü nedeni menfaat ve güç elde etmeye çıkıyor.

Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı isimleri bizatihi bütünleştirici, Milli Birliği ve Devletin Bekasını kuvvetlendiricilikten çok uzak. Elbette seçim işbirliğinin yapılmasına karşı değiliz. Sadece seçim işbirliği ismi veya bölücü olmayan daha yumuşak isimler bulunabilinir.

Önemli olan birlikler, Cumhur ve Millet ittifakı değildir, önemli olan İktidar ve Muhalefetin yasalar, töre ve gelenekler çerçevesinde birlikte iftirasız, hakaretsiz çalışmayı hazmetmesidir. Bizce bu gün ülkemizde ciddi anlamda bu eksiktir. İktidar olanların ne pahasına olursa olsun gitmemeliyim, muhalefetinde ne pahasına olursa olsun ben gelmeliyim hastalığından kurtulmasıdır. Aynı zamanda siyaset gelir ve güç elde etme yeri olmamalıdır.

Başka yapılan ciddi bir yanlışta, partiler fanatikleri başta olmak üzere bütün taraftarlarını sanki harp yapıyormuşçasına siyaset cephesine sürmelerinin yanlışlığıdır. İnsanlar ekmek aş, üretim derdini bırakarak, siyasi harp cephesinde liderleri adına askerlik yapmalarının istenmesi bu halkı bölmekte ve mutsuz etmektedir.

 Her gün her saat siyasi olaylar anlatılarak yıllarca insanları gergin halde tutmanın hiçte doğru olmadığını, adeta siyasi hasta hale getirilmeleri kesinlikle yanlıştır. Birde ekonomik istikrarsızlık ilave edildiğinde inanın ülke çekilmez hale geliyor. Bu durumdan hiç bir siyasi kurumun karlı çıktığını görmedik.

 Tatlı dilli, Güleryüzlü ve sözüne güvenilen insan olmak bitmez tükenmez bir servettir, bir türlü bitmez. Neden bu yol seçilmezde hem kendine hemde topluma eziyet edilir anlamak mümkün değildir.

                                                                 Hayrola, Muvaffak Ola, Muzaffer Ola.