Bugün, 20 Nisan 2021 Salı

Ali Genç


MİMAR’IN ESERİNE İSMİNİ VERMESİ HANGİ YAZILI VEYA YAZILI OLMAYAN KANUNDA SUÇTUR?!!!  

MİMAR’IN ESERİNE İSMİNİ VERMESİ HANGİ YAZILI VEYA YAZILI OLMAYAN KANUNDA SUÇTUR?!!!  


 

 

   Çizerinin imzası olmayan bir resim olur mu? !!! 

   Çizerinin imzası olmayan bir resim olmayacağı gibi yazarı olmayan bir kitap gördünüz mü?!!! 

   Dünyada ve ülkemizdeki barınma ve diğer maksatlarla yapılan binalar ile köprüler ve ibadet hanelerle, hanlarla hamamların mimarları ve ustaları yoktu da bunlar gökten bulundukları yerlere zembille mi indiler?! 

   Bu sivil, askeri ve diğer kamu hizmetleri için yapılan veya kullanılan eserler onları yapanların/yaptıranların isimleriyle anılmazlar mı?!!! 

   Bir resmi çizen ressam, kitap yazan yazarın bu eserlerine isimlerini vermelerinden dolayı kınanabilir mi?!!! 

   Ressam veya Yazar’ın kendi eserine ismini vermesi veya imzasını atmasından dolayı kınanamayacağı gibi her hangi bir binanın mimarı veya giderlerini karşılayan hayır sahibi ile bu binayı yapan ustanın veya mimarın buralara ismini vermesiyle eseri yapan veya vesile olanın ismiyle anılmasından dolayı da kınanabilir mi?!!! 

 Elbette ki kınanamaz!!! 

  11000 yılı aşan kadim ve sürekli geçmişiyle şehirlerin atası olan bu kadim geçmişinde yeryüzündeki maddi ve manevi birçok ilmin gelişmesini sağlayan sayısız ilkler ve teklerin merkezi iyi insanlar ve zaferler diyarı Selçuklunun şanlı başkenti  olan Aksaray’ımızı hiçbir zaman hak etmediği, asla ve asla da hak etmeyeceği 1845-1920,1933-89 yılları arasında toplam olarak 131 yıl süren 2. ilçelik esaretinin ilkini  gelişmelerle ilgili belgelere sahip olan ve bu konuda yaptığım araştırmalarla içindeymişim gibi en teferruatlı şekilde bilen ilimizin tek insan olan. 

  2.sinden kurtuluşu ise basın olarak ilk kıvılcımını bizzat tarafımdan hazırlanan belgeden aldığımız ilhamla can dostum kardeşim Gazeteci-Yazar merhum Çapan Tekeli ile başlatan ve il olmamıza kadar bunu devam ettiren. 

   İsimlerini defalarca zikrettiğim bize  cürümleri kadar yer yakma pahasına maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen arkadaşlarımızın da samimi  çabasıyla vilayet olmamızı sağlayan, kanunun kabul edilmesine ,hatta kanunun kabul edildiği günde dahil çalışmalarını sürdüren olarak. 

   İlçelik esaretinden kurtulmamızı sağlayan kanunun kabul edilmesinden sonrada ihtiyacımız olan hizmetlerin alınması için canını dişine takan ve her yıl 8 defa  iki vilayet olma yıldönümlerimizi ve ilçelik esaretine çarptırılma yıl dönümlerini de 31 yıl boyunca aralıksız olarak anarak zinde tutan olarak bu kutlu mücadelenin içinde benim ve merhum Çapan Tekeli kardeşimizin de bulunduğu bir elin parmaklarını geçmeyenlerden ve tek yaşayanı olarak vilayetimizi sahiplenmemizin hangi dini, milli ve ahlaki sakıncası olabilir?!!!! 

     Kendi çıkarına göre karar veren ve keser misali kendisine yontan beşeri mantı yerine Hakkın rızası için Mahşeri mantıkla düşünülmesi kaydıyla sakınca bulanlar var ise belirtmesini bekliyorum.!!! 

    Tarlada bir tek izi bile olmadığından harmanda da dolayısıyla gözü olmayanlar tarafından yapılan hiçbir dini, ahlaki dayanağı olmayan eleştirilerin ise uzanılamayan ciğere mundar denilmesi misalindekinden öte hiç bir kıymeti harbiye si yok.!!! 

   Bu eserin gerçekleştirilmesinde pay oranları farklıda olsa  siyasetçiler den Aksaray’ın 2. vilayet liginin iki ana kahramanı 8. Cumhurbaşkanımız merhum Turgut Özal, memleketimizin hayırlı evladı merhum Mehmet Altınsoy, onlardan sonra ise bu iki ana kahramanın yönlendirdiği önce ANAP Genel Sekreter yardımcılığına, ardından ise Grup başkan vekilliğine getirilen merhum Avukat Raşit Daldal’dır,. 

   Bazen kendi başımıza, bazen ise onlarla da paslaşarak 2 yıl boyunca Kasım ayının başından itibaren önemli  ve özel günler dışında sürdürdüğüm bu seri yazımda karınca kararınca cürümleri kadar yer yakarak bize destek olanlarla birlikte bu mücadeleyi merhum Çapan Tekeli ve benim ortak çabamızın  maddi ve manevi fedakarlıklarla 2 yıl aralıksız olarak sürdürdüğümüz çalışmamızla oluşturulan ortak eseridir.!!! 

AKSARAY VİLAYETİNİ 4 YIL ÇAPAN TEKELİ İLE BİRLİKTE 27 YILDIRDA TEK BAŞIMA KORUYUP, KOLLAYIP GELİŞTİRME MÜCADELESİNİ HACCA GİTMEK İSTEYEN KARINCA MİSALİ ARALIKSIZ SÜRDÜRÜYORUM! 

    Aksaray’ın ikinci ilçelik esaretinden kurtulması için 6 yıl boyunca akılla, maddi ve manevi fedakarlıklarla verilen mücadelenin ardından bu eserimizin oluşturulmasından sonra ise bu eserin sahip olması gerekenlerini merhum Raşit Daldal ve merhum Mehmet Altınsoy tarafından dönemlerinde gerekenler yapıldı. 

    Çapan Tekeli kardeşimizle ikimizde bu eserin ortaklarından olarak merhumun ölümüne kadar birlikte, onun 24 Aralık 1993’deki vefatından günümüze kadarda vilayetimizi korumak, kollamak ve , ilçelik esaretinde çekilen sıkıntıların bir aha yaşanmaması için konuyu zinde tutmak için ise kendi mesleğimin görev sahasına giren konuların yanında ilimizin tüm atanmış ve seçilmişleriyle birebir görüşerek kendilerine önemli yıl dönümlerimizde attığım yazılı ve görsel mesajlarla da sürdürdüğüm çalışmalarla  canla başla  mücadeleyi aralıksız olarak sürdürüyorum. 

HER YIL 8 DAFA VİLAYETLİK MÜCADELEMİZİ,İLÇELİĞE DÜŞÜRÜLMEMEZİ,2 DEFADA ÜNİVERSİTEMİZİN KURULMASI MÜCADELESİNİN BAŞARILMASI SADECE TARAFIMDAN ARALIKSIZ  OLARAK GÜNDEME GETİRİLİYOR! 

    Her yıl 2’si 13 Ekim 1920’deki il oluşumuz,3’üsü 1989’daki bizzat bizlerinde içinde bulunduğumuz mücadeleyle il oluşumuzun gerçekleştirilmesi ve 3 defada 1933’de vilayet’lik ten düşürülmemize sebep olan kanunun kabul ediliş tarihi, resmi gazetede yayınlanma tarihi ve yürürlüğe girmesi tarihinde  her yıl toplam olarak 8 defa olmak üzere günlerce Vilayet oluşumuzu. 

   Vilayet’likten tekrar düşmememiz için yapılması gerekenleri ve 2 defada Üniversitemizin kurulması mücadelesini yazıyorum. 

    Aksaray’ın Vilayet olmasından sonrada Üniversitemizin kurulması, ihale aşamasına gelen Aksaray-Ulukışla Tren hattımızın kurulması konusunda da bir çabaları olmayan, 32 yıldır bir gün dahi olsa Vilayet ligimizin yıldönümlerini kutlamayan, gerçekleştirenleri de anmayanlar utançlarından dolayı yerin dibine geçeceklerinden birde arlanmadan Vilayet ligimizi sahiplenmemizi eleştiriyorlar.!!! 

   Bu şom ağızlılara söyleyeceğim şey “Taş olsaydınız da başımı yarsaydınız da bu gün bu eserlerin gerçekleşmesinde sizin de iziniz ve dolayısıyla da adınız olsaydı.  

    Sizinki hem kellik hem de fodulluk denir. 

   Adam gibi adam olun sizde milletimize yararlı olacak eserlerin oluşmasını sağlayın ve altına da göğsünüzü gerer gere her eser sahibinin attığı gibi imzanızı atın. 

   Yani sözün özü ”Kıskanmayın ne olur, çalışın sizin de  olur.”!!! 

   Herkesin başarıya dinimizin emri gereği gıpta etmesi, amma asla ve asla 72 şeytana bedel olan nefislerinin verdiği kurtlarla kıskanmaması. 

   Aksine her zaman ve her şartta daima Hakkın rızası için birimizin bin olması için cürümleri kadar yer yakarak gerekeni yapmaları, yaptırmaları, aksinden ise sebep olunan olumsuzluk nedeniyle fersah, fersah uzak durmaları dileğiyle. 

  Rabbim yar ve yardımcımız olsun.