Bugün, 28 Ekim 2020 Çarşamba

Ali Genç


TARIMI BİTİREN,ÜRETİCİYİ TÜKETİCİ YAPAN!!!DÜŞÜK KATI AYDOĞDU VE DİNÇER BİRLİKTE BİTİRSİN!!!

TARIMI BİTİREN,ÜRETİCİYİ TÜKETİCİ YAPAN!!!DÜŞÜK KATI AYDOĞDU VE DİNÇER BİRLİKTE BİTİRSİN!!!


 44 yıldır özelde ilimizin, genelde ise ülkemizle insanlık aleminin istikbalini ak edecek her konu da dile getirdiklerimden biriside insanoğlunun hayatını devam ettirebilmesinin olmazsa olmazı olan gıdadır.!!! 

  Bu konuda gerçekten de hem mevcut insanlarımızın sıkıntıya girmesine sebep olan hem de gerekli ikazlara kulak asılmadan alınması gereken tedbirler zamanında alınmaz ise gelecek nesillerinde istikbalini her yönüyle ipotek altına alacak olan kronikleşen sıkıntıların başında ise insanların tarımsal ürünlerin yetiştirileceği yerlerle hayvanların otlatılacağı yerlerin mesken ve fabrika binalarıyla betonlaşmasıyla istikballerinin  yok edilmeleridir. 

   Bu sıkıntıların alınacak ciddi tedbirlerle bertaraf edilmesi konusundaki sayısını hatırlayamadığım yazılarımın sonuncusu geçen sene tamda hububat ekiminin yapıldığı ay olan Ekim ayının sonunda yazdım.  

    31.10.2019 Perşembe günü daimi 1. Köşem olan Bana Göre’ de bu konuda ”AKSARAY’IN 3. SIKINTISI ŞEHRİ GENİŞ ALANLARA YAYAN TARIMLA!!! TABİATI  BİTİREN DÜŞÜK KATTIR!!!” başlığı altında; 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan  “Dikey değil yatay” mimarinin tercih edilmesi yönündeki telkinleri  İstanbul Boğazı gibi şehirlerin siluetini bozan belli yerler için doğru olsa da bölgemizde  Aksaray, Konya ,Kayseri ve Kırşehir başta olmak üzere ülkemizin mümbit ve düz topraklar üzerinde kurulan yakın zamana kadar şehir halkının kendi bağından, bahçesinden, tarlasından elde ettikleriyle ihtiyaçlarını karşıladığı yerlerde  tarım alanlarına daha çok yerin ayırılabilmesi, tabiatın olabildiğince korunması sel  ve taşkınların önüne geçilebilmesinin yanında trafik sıkışıklığı ile keşmekeşini de ortadan kaldıracak olan  otopark meselesinin de çözümü için dikey yapılaşma seçilmeli. 

YATAY MİMARİYLE 1 MİLYON İNSANIN BARINBİLECEĞİ YERDE  250 BİN KİŞİ İÇİN YAPILAN BİNALARLA HER YERİN BETONLAŞMASIYLA GIDADA KENDİ KENDİNE YETEN ÜRETİCİ AKSARAY  TÜKETİCİ OLDU!!! 

  Vereceğim somut örnek özelde çocukluğumun Aksaray’ının başta Hasasın Harman Yeri, Hacılar Harmanı, Laleli ile Çiftlik mahallesi harman yerleri gibi şehrimizde yaşayanların hububat ihtiyaçlarını karşılamanın yanında kalanın ise  satıldığı Buğday, Arpa, Çavdar ve Yulaf harmanları kurulurdu. 

 Bu harman yerleri akla ziyan yatay mimari zorlamasıyla Aksaray’da alan olarak 1 Milyondan fazla kişinin yaşaması gereken yerde biri dağda ,diğeri bağda  maksimum 250 bin kişinin yaşamasına sebep olan olumsuzluk ülkemizin genelinde de  nüans farklılığıyla tarımı ,hayvancılığı ve  meyveciliği de bitiriyor.!!! 

  Her yerin akla ziyan yatay mimarideki ısrarla betona dönmesinden dolayı ilimizin merkez ilçesi ile Ortaköy ilçemizde tüm ihtiyaçların başka yerlerden satın almak zorunda kalınmasıyla Aksaray  merkezi ile Ortaköy’le  ilimiz ve Ortaköy ilçemize benzer şekilde diğer illerinde  mümbit topraklarının betonlaştırılmasının sebebi geniş alanlar içine yüksek yapılar yerine yatay mimari nedeniyle oluşan zararlar hem günümüzü, hem de geleceği rehin alır duruma geldi.!!! 

   Bizde yani Aksaray’da ve bize benzer yerlerde eğer ki zemin müsait ise veya günümüz teknolojisiyle zeminde alınacak tedbirlerle her bir apartman blokunun arasında 100 Metre ve gereğinde daha çok aralıklar olan yüksek katlı, yani dikey mimariye geçilerek yüksek binalar yapılmalı. 

   Bu gökdelenlerin arasına her evin en az iki binek aracı veyahut ta başkaca motorlu taşıtı olabileceği göz önüne alınarak bir kısmı en az 3 metreden aşağı olmamak, bir kısmı ise gereğinde Minibüs, Otobüs ve Karavan  ile benzer araçlarında rahatlıkla park edebileceği  yer altı otoparkları planlanmalı. 

   Üstüne ise Apartmanların Okul, Camii ,Kreş ,Anaokulu başta olmak üzere diğer ihtiyaçları yapılmalı ve artan yerlere ise aralarına gereğinde Apartmanın ihtiyacını karşılayacak kadar Sebze ve meyve  hatta hububat ekilmeli .  

      Planlamalar yapılırken hem komşuların birbiriyle haşır neşir olacağı hem de apartman hayatı yaşayanlardan her daire için belirli oranda sebze ve meyve ekilebilecek alanlar ayırılmalı.  

    Aksaray da çok uzak değil bundan 20 bilemedin 25 sene önce ihtiyacı olan üzümünü ve diğer meyvelerle sebzelerinin hatırı sayılır oranındakini kendi bağları, meyve bahçeleri ile sebze bahçelerinden ve hububat ekilen tarlalarından karşılanırdı. 

  Aksaray’da şehir imar planının büyük alanlara yaygınlaştırılması buralarda ise yeterli kata izin verilmemesi nedeniyle oluşan yatay mimar ile hem iki evin balkonu arasında bir birilerine komşuların yemek verecek kadar tıkış tıkış yapılaşmaya ve bundan dolayı da buralarda yaşayan vatandaşların hava alacak bir yerlerinin bile kalmamasına. 

   Hem de yağan yağmur ve karın sularının akacağı yerlerin kalmaması, birde akla ziyan şekilde yağmur sularının zaten daracık olan kanalizasyon şebekelerine bağlanması nedeniyle istisna dışında bir çok yerde  en küçük yağışta bile su baskınlarına  sebep  oluyor. 

   Ayrıca da her yerin betonarme olması nedeniyle daha önce bağ ve bahçe  ile meyvelik  ve ekin olan yerlerin yatay mimariyle inşaat sahası yapılmasıyla eskiden  şehir içindeki harmanlarından elde edilen hububat  ve  kendi bahçelerinden elde edilen üzüm ile meyvelerle sebzelerini karşılayan Aksaray da  yatay mimari nedeniyle tarımın hububat ile sebze ve meyve üretiminin yanında gür otlu kavaklıklarında yayılan  İnek, Manda ve Koyun sürülerinin de yok olmasıyla Aksaray’da Hayvancılıkta dibe vurdu.!!! 

  İnsanların yeni elbise giymeden yaşayabilecekleri fakat karınlarını doyurmadan(Pandemidede görüldüğü gibi) yaşayamayacakları göz önüne alınarak geniş Cadde, Sokak ve Bulvarlar açılarak bir birinden uzak ortalarında gereğinde meyvecilik ve sebzeciliğe de, Avrupa ülkelerindeki gibi süt sağımı için beslenen ineklerin ve koyunlarında yayılabilmesine imkan verebilecek boşluklar oluşturulan alanlarda her türlü izolasyonu sağlanan yüksek katlı hatta dev gökdelenlere izin veren  yöntemle plansız ve yatay yapılaşmanın sebep olduğu mevcut yapılmış olanların olumsuzluklarının telafisi mümkün olmasa da yenilerine izin verilmemesi ile geleceğin kurtarılması sağlanır.!!! 

   Yerimiz dolmasına rağmen konuyu bitiremedim. 

   Bu nedenle Allah(c.c.) izin verirse  komşuluğu dikey mimarinin bitirmediğini ,aksine alınacak tedbirlerle dikey mimaride hububat ve meyvecilik tarımı ile hayvancılığa daha çok yer ayırabilmenin yanında  daha çok motorlu aracın park etmesini sağlayacak tedbirlerin yanında  geniş alanlarda kurulacak aktivite merkezleriyle dikey mimariyle yapılan binalarda yaşayanlarında nasıl kaynaşabildiklerini yazacağım. 

   İlimiz ve ülkemizin mutlu istikbali için Vali Hamza Aydoğdu ve Belediye Başkanı Evren Dinçer tarafından yazının girişinden itibaren yazdıklarımın yanında Çarşamba günü kaleme alacağım bu yazımın devamını da ilimizin ve ülkemizin mutlu istikbali için okumaları ve okutmaları dileğiyle. 

    Rabbim Yar ve Yardımcımız olsun.  

  Devamı Çarşamba’ya.