Bugün, 28 Eylül 2021 Salı

Ali Genç


VEKİLLERİN MİLLET İÇİNDE OLMALARI, KANAL İSTANBUL’LA KILIÇDAROĞLU’NUN GERİ TEPEN TEHDİDİ 

VEKİLLERİN MİLLET İÇİNDE OLMALARI, KANAL İSTANBUL’LA KILIÇDAROĞLU’NUN GERİ TEPEN TEHDİDİ 


Bu günkü yazımın konusu aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ayın on dokuzunda Antalya’da partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında milletvekilleri ile teşkilatların milletle iç içe olmadığı yönünde gelen şikayetler üzerine bu konudaki isteğinin mevcut aday belirleme yöntemi nedeniyle yerine getirilmesinin mümkün olmayacağı yönünde olacaktı. 

   Cumartesi Kanal İstanbul’un iki yakasını bir birine bağlayacak ilk köprüsünün temel atma töreni ve bu tören öncesi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortaya Türk solunun kangren olan iyi, güzel ve millete faydalı olan her şeye 70 yıldır karşı çıkma ”İstemezükçülüğünün” yeni varyantı olan tehdit nedeniyle yazımın konusunu üçe çıkartıyorum. 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN VEKİLLER VE TEŞKİLATLARA “MİLLETLE İÇ İÇİ OLUN” TALİMATI MEVCUT ADAY BELİRLEME YÖNTEMİ NEDENİYLE DAİMİ OLARAK UYGULANMASI MÜMKÜN DEĞİL!!!  

   Partisinin genişletilmiş 19 Haziran Cumartesi günkü İl Başkanları Toplantısında vekil ve teşkilatlara uyarıda bulunduğu konuşmasında teşkilat içinde kıskanma olmadan birlikte çalışılmasının yanında bir dostundan gelen şikayette vekillerin milletle iç içe olmadıkları şikayetini aldığını belirterek bunların olmaması için vekiller ve teşkilatın vatandaşla iç içe olmasını istedi!!! 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A YAPILAN ŞİKAYET SOMUT VE YAYGIN BİR GERÇEK OLUP ÇÖZÜM TALİMAT DEĞİL BU OLUMSUZLUĞU ORTADAN KALDIRACAK OLAN ADAY BELİRLEME YÖNTEMİDİR!!! 

   Erdoğan’a dostundan iletilen ”İlimizin milletvekilleri, ilimize uğramıyorlar, teşkilatı doğru dürüst görmüyoruz” şikayeti ülke genelinde ki kelimenin tam anlamıyla eksi olan fazlalığı olmayan yaygın bir gerçek ve somut olan bir şikâyettir. 

   Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konudaki talimatı ancak ve ancak işin çok sıkı tutulmasıyla lokal olarak uygulamak mümkün olsa da!!! 1980’ öncesi aday belirleme yönteminin de çok çok gerisinde olan mevcut vekil ve diğer seçimle gelecek olanların belirleme yöntemi nedeniyle verimli bir sonuç almanın mümkün olmayacağı da yalın bir gerçektir!!! 

VEKİL, BELEDİYE BAŞKANI,İGM,BELEDİYE MECLİS ÜYELİĞİNE ADAY YAPILANLAR GENEL BAŞKAN,GENEL MERKEZ VE TEŞKİLATLAR TARAFINDAN ATANDIKLARINDAN MİLLETE EYVALLAHLARIDA YOK!!! 

  Aralıksız olarak 45 yıldır devam eden mesleğimin 12 Eylül 1980’den sonra 1983’ün Kasım ayında yapılan ilk Genel Seçim ile ardından yapılan mahalli seçimlerden itibaren bu yalın gerçeklik kesinlikle değişmedi.!!! 

  Değişmeyen uygulama 1983 Kasım’ından 2002 kasımına kadarki çok, çok istisna ve nüans farkı ile iktidar ve muhalefet partilerinde değişmediği gibi 2002’den bu yana da Ak Partili ve o zamandan  son seçimlere kadarki seçimlere katılan diğer partili seçilmişlerin belirlenmesinde de değişmedi.!!! 

 Bunun sebebi vekil, Belediye Başkanı, İGM ile Belediye Meclis Üyeliğine aday, adayı olanların içinden Yüksek Seçim Kuruluna gönderilenlerin seçimle değil Genel Başkan, Genel Merkez ve İl ile İlçe Teşkilatları tarafından atananların olmasıdır.!!! 

    1980 öncesine göre ülkemizde elde edilen insan hakları, bu çerçevede fikir ve inanç hürriyeti ile kelimenin tam anlamıyla zıt ve geri olan vekil, büyükşehir ve İl ile ilçe ve Belde Belediye başkanlığı ile İGM ve Belediye Meclisi üyeliğine atamayla aday yapılanlardan çok çok istisna dışında olanlar seçilecekleri yerlerde bilinen, daha önce başarıları bulunmayanlardan olduğundan makamlara kendi başarılarıyla değil milletin partilere ve bu partilerin genel başkanlarına verdikleri oyla seçildiklerinden millete eyvallahları olmuyor.!!! 

   Seçmenlerin kendilerinin getirildiği makam için noter olmak fonksiyonu dışında bir etkisinin olmadığından seçilenler üstünde partilerinin üyelerinin de, delegelerinin de ve dolayısıyla parti tabanın de etkisinin olmaması nedeniyle aday yapılanların millete eyvallahları olmuyor.!!! 

ERDOĞAN’IN TALİMATININ KESİNTİSİZ OLARAK YERİNE GETİRİLMESİNİN YEGANE ÇARESİ  ADAYLIĞA GENEL MERKEZ YERİNE PARTİ ÜYELERİ VEYA DELEGENİN SANDIKTA KARAR VERMESENİ DE!!! 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı 12.01.1992’den bu yana tanıyorum. 

    RP İstanbul İl Başkanı olarak Aksaray’da Yalçınlar Düğün Salonunda 1992 yılının 12 Ocak günü verdiği konferansa temelden Milli Görüşçü olan Babam Merhum Hacı Şammas ile birlikte katıldığımızda dedesine sorduğu hangi ırktan oldukları sorusu ve merhum dedesinin bu soruya verdiği sorgu meleklerinin söyleyeceklerini anlatmasıyla gönlüme girmesiyle o andan itibaren kendisini seven ve olarak takibe başladım. 

 Milletin gönlüne girerek şu anki sevginin temelinin atıldığı İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanlığına seçilmesi ve başarıları ile legal bir şiiri okuması nedeniyle millet ve din düşmanları tarafından engellenmesi ile Ak Partiyi kurması. 

     Günden ve yana dostlarımızı sevindiren, dış ve iç düşmanlarımızı ise kahreden tüm başarılarını günümüze kadar takip ederek müspet yönlerini takdir, menfi yönlerini tekdir eden ve şimdiye kadarki  müspet olanlarının fazlalığını da bilen olarak  eylemleri kadar söylemlerindeki samimiyetinden hiç mi hiç şüphem yok!!! 

   Fakat 2002’nin kasımından bu yana yapılan genel ve mahalli seçimlerde seçilenlerin çok çok istisna dışındaki tamamına yakınının milletimizin kendisine olan teveccühleriyle yani kendi şahsının oylarıyla bulundukları makama seçildiği ne kadar gerçek ise. 

    Adaylığa genel başkanların, genel merkezlerin ve teşkilatların karar vermesi yanlışından dönülmedikçe seçilenlerinde istisnaya bile giremeyeceklerin dışında kalanların tamamının kesinlikle milletle iç içe olmayacağını  bilmesini.!!! 

  Bu senenin Mart’ında Aksaray Valiliği aracılığıyla zatıalilerine gönderdiğim yeni tam sivil ve yerli ile milli anayasayı yapacakların faydalanmaları için el altı kaynağı olan dokümanında da belirtildiği gibi bu konuda vatandaşın söylediklerinin mutlaka Yeni Anayasa ile Seçim Kanunu ile aday belirleme kanununda iri ve diri olmamız için dikkate alınması.!!! 

   Bu yeni düzenlemeyle tüm seçimlerde mevcut anti demokratik aday belirleme yöntemi tamamen terk edilmesi. 

   Yeni demokratik yöntemle aday yapılanların genel başkan, genel merkez ve teşkilatlara minnet duymaktan kurtarılarak bunun yerine adayların belde, ilçe ve ildeki parti üyeleri veya delegeleri tarafından seçim kurulu gözetiminde yapılacak seçimle belirlenmesinin sağlamasıyla Antalya’daki Vekillerin, Belediye Başkanlarının ve teşkilatların milletin içinde olması talimatının gereğinin daimi hale getirilmesi sağlanabilir. 

KANAL İSTANBUL HAYIRLI OLSUN,DARISI İSTİKBALİMİZ AKSARAY-ULUKIŞLA DEMİRYOLUNUN BAŞINA!! 

  Aklın yolunun tek olması nedeniyle akıl sahipleri tarafından ülkemizin istikbalini ak edecek yatırımlar içinde görülen akıl yerine siyasi taassuplarından sıyırılamayanlar ile ülkemizin ak istikbalinin kendilerinin istikbali için kara görenlerin tüm engellemelerine rağmen cumartesi günü kanalın iki yakasını birleştirecek ilk köprü ile  ”Bismillah”  denilmesi ülkemiz ve ilimiz genelinde de iri ve diri olmayı isteyen bu nedenle aklın gereğini yapanlar tarafından coşkuyla karşılandı. 

   Bu mega projenin İstanbul’umuz ve ülkemize hayırlı olması dileğiyle başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere fikir sahibinden uygulayanına kadar herkese emeklerinden olayı teşekkür ediyorum. 

  Darısı Aksaray’ın 1845-1920,1933-89 yılları arasında toplam olarak 131 yıl süren iki ilçelik esaretinin ara sebebi olan Ak Partinin ise 17 yıl 2 aylık borcu olan Aksaray-Ulukışla Demir Yolumuzun başına. 

KILIÇDAROĞLU’NUN YABANCI YATIRIMCI TEHDİDİ HİÇ BİR YERDE KABUL GÖRMEYEREK GERİ TEPTİ!!! 

    Kanal İstanbul’un ilk köprüsünün temel atma töreni öncesi ve temel atma töreninde de dile getirdiği gibi CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun iktidara geldiklerinde(!) bu projeye yatırım yapacak olan yabancı ve yerli yatırımcılara olan borçların ödenmeyeceği yönündeki tehdidi karşılık bulmadı!!! 

   Bu tehdidin ardından medya organlarında yapılan yorumların yanında 27 Haziran Pazar’ı 28 Haziran Pazartesi’ye bağlayan gece boyunca bu konuda TV kanallarında yapılan tartışmalarda konuşan tüm yorumcular ve siyaset bilimcilerden gördüğü tepkiyle geri tepti. 

BALIK KAVAĞA ÇIKMADAN CHP’NİN İKTİDAR OLMASI MÜMKÜN OLMADIĞINDAN LAFLAR BOŞ!!! 

  Yorum yapan medya mensupları ile siyaset bilimcilerin yanında vatandaşlar tarafından da bu konuda yapılan eleştiride Kılıçdaroğlu’nun  söylediklerinin kesinlikle kabul edilemeyeceği, ona bu aklı veren danışmanlarını değiştirmelerini n istenmesinin yanında bu ve benzeri söylemlere CHP’nin balık kavağa çıkmadan iktidar olması mümkün olmadığından söylediklerinin de bir kıymet-i harbiye sinin olmadığı belirtildi.   Rabbim yar ve yardımcımız olsun.