Bugün, 29 Ocak 2022 Cumartesi

Ali Genç


VİLAYETLE YILDÖNÜMLERİYLE GERÇEKLEŞTİRENLERİ KİŞİLERİN ŞAHSİ ETKİNLİKLERİNİN PAYANDASIMI?

VİLAYETLE YILDÖNÜMLERİYLE GERÇEKLEŞTİRENLERİ KİŞİLERİN ŞAHSİ ETKİNLİKLERİNİN PAYANDASIMI?


 İnsanların kendi isimleri yerine bazı kurum ve değerleri hele hele de bin bir maddi ve manevi emek ve samimi çabayla oluşan bu nedenle de toplumun ortak değeri olan çalışmaları  kendilerini öne çıkartacak etkinliklerde kullanmaları, hele hele de bu etkinlikte ismi kullanılan çalışmayla bu çalışmanın başarısında emeği olanlardan bahsedilmemesi kabul edilebilir mi?!!! 

    Kabul edilip edilmeyeceğini sizlerin vicdanına bırakarak öncelikle bu konudaki üç çalışmayı ayrı ayrı bilgilerinize sunuyorum; 

1. İLÇELİK ESARETİNDEN KURTULUŞU ARAŞTIRAN YAYINLAYAN OLARAK İÇİNDEYMİŞ GİBİ BİLENİM!!! 

   1845-1920 arasında Selçuklunun şanlı başkenti Aksaray’ın 75 yıl süren 1. İlçelik esaretinden kurtulması. 

   Ülkemizi düşman işgalinden kurtarmak için kurulan BMM’ sine Niğde adına Aksaray’dan katılan memleketimizin hayırlı evladı Çorakçı zade Kara Vehbi’nin samimi çabasıyla ikna ettiği meclis başkanı geleceğin Atatürk’ü Mustafa Kemal Paşa tarafında verilen 40 Numaralı kanunun 13 Ekim 1920 günü  BMM’ sinde kabul edilişiyle, resmi gazetede yayınlanmasıyla 75 yıl süren 1. İlçelik esaretinden kurtulmuştuk. 

   2002-15 arazında Aksaray milletvekilliği yapan Ali Rıza Alaboyun’un danışmanı bir dönemde Gülpınar beldesinde başarılı başkanlığı ile bilinen Rasih Bostancı  beyin dileğim üzerine Aksaray’ın 1920 de il oluşu ile 1933’te yeniden ilçe haline getirilmesiyle ilgili  evrakları bana göndermesiyle bu konudaki çalışmayı başlattım. 

  Bu çerçevede 2008 yılının Ekim ayından itibaren şimdiye kadar aralıksız olarak her sene ortalama 2 defa yaptığım haberler ve köşe yazılarıyla yıldönümlerini yılda 2 defa anan  olarak bu kutlu mücadelenin başlangıcından başarılmasına kadar azimle sürdürülen samimi çalışmanın içinde bizzat olmasam da yazdığım haber ve köşe yazıları için yaptığım araştırmalar nedeniyle içinde bulunmuş gibi bu kutlu başarının perde önü ve arkasını  samimiyetle gerçekleştirilen azimli çalışmalarını içindeymişim gibi biliyorum. 

1933-89 ARASI 2. İLÇELİK ESARETİNİDE HER YIL 3 KEZ YAZAN OLARAK YAŞAMIŞ GİBİ BİLİYORUM!!! 

   Yine 1933 yılında hiç hak etmediğimiz, asla ve asla da hak etmeyeceğimiz 56 yıl süren ve bu zaman içinde vilayet yıl dönümlerinde verdiğim bilgilerde teferruatını açıkladığım menfiliklerle Aksaray’ı her yönüyle adeta yeryüzünden silen 2197 sayılı kanununun TBMM’sinde kabul edilmesinin. 

  Bu kanunun resmi gazetede yayınlanmasıyla, yayınlanmasından 4 gün sonra yürürlüğe girmesini yine aynı şekilde 2009’un Mart, Mayıs ve Haziran’ından başlayarak yılda 3 defa  şimdiye kadar bu konuda yazdığım haberler ve köşe yazılarıyla aralıksız olarak konuyu gündeme getirerek sebep olduğu menfilikleri dile getiriyorum. 

  2009’dan itibaren her yıl aralıksız olarak 3 defa bu konuda yaptığım haber ve köşe yazıları için yaptığım araştırmalarla bu menfiliğin kitabını yazacak kadar adeta içindeymiş gibi hemşerilerimize ve ilimize yapılan haksızlığın bir bölümünü büyüklerimden öğrendim. 

  Bir kısmını ise  12 yıl Günaydın Gazetesinin Niğde il temsilcisi olarak sahada gören ve yaşayan olarak 56 yıl içinde hemşerilerimize kişisel olarak ve şehrimizle bağlı yerleşim yerleriyle 1954’e kadar Aksaray’a bağlı bir köy olan Ortaköy ilçemize çektirilen maddi ve manevi olumsuzlukları ve bunların sebep olduğu zararları yaşayan olarak o dönemde yaşatılanların  canlı şahidiyim. 

2. İLÇELİK ESARETİNDEN KURTULMAYI İSE İLK MANŞETİNİ VESİKAMLA BAŞLATAN VE ÇAPAN TEKELİ İLE BİRLİKTE BİZE  YARDIMCI OLANLARLA BİRLİKTE HEDEFE ULAŞINCAYA KADAR ARALIKSIZ ÇALIŞANIM 

    İkinci ilçelik esaretinden kurtulmamızı sağlayan 3578 sayılı kanunun TBMM’ sinde kabul edilmesine kadar geçen 6 yıllık azimli, gayretli ve samimi çalışmanın ilk kıvılcımının yakılmasının gerçekleştirildiği 1983 Ekim ayının son haftasında günümüz 15 Temmuz Milli İrada meydanında düzenlenen mitingi bizzat fotoğraf makinamla ANAP’ın seçim otobüsünün üstünde görüntüleyen. 

    O andan itibaren 6 yıl boyunca milletimizin Şehit Başbakan Adnan Menderes’ten sonraki 2. Adamı 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal ile siyaset ve kader arkadaşı memleketimizin hayırlı evlatlarından 2 dönem Devlet bakanlığı yapan. 

   Ankara Büyük Şehir Belediyesinin ise il Başkanı olan Mehmet Altınsoy ile belirledikleri ortak stratejiyle nakış, nakış  başarıya giden yolu işleyen  çalışmayı konunun içinde ve mücadelede Altınsoy’la Çapan Tekeli ile birlikte yol arkadaşlığı yapa olarak bilen. 

     Bu çalışma çerçevesinde merhum Raşit Daldal ağabeyin önce ANAP Genel Sekreter yardımcılığına, ardından ise Grup başkan Vekilliğine getirilmesiyle çalışmaya dahil edilmesini. 

    1987 yılının Ramazan bayramında ise can dostum, kardeşim ve meslektaşım şu anda Aksaray’da mesleğimizi yürüten en az 6  gazeteciyi bu mesleğe kazandıran Gazeteci-Yazar merhum Çapan Tekeli ile birlikte benim 1980 Türkiye Genel Nüfus sayımı sonuçlarını  yayınlayan o zamanki ismi DİE olan günümüz TUİK kurumunun verilerinden aldığım ilham. 

  Bu kurumun verilerinde Aksaray’ın yüz ölçümü ile nüfusunun o zamanki 67 olan vilayetten ve 1845-1920 ve 1933-89 arasında toplam olarak 131 yıl zorla bağlandığımız Niğde ili de dahil 31’inin merkez ilçesinin yüzölçümünden büyük olduğumuzu, nüfusumuzun da fazla olduğunu görünce hazırladığım ve ilk önce 1983 yılında Aksaray’ımızı Günaydın gazetesinde 5 gün ardı ardına yarım sayfa olarak  yaptığım tanıtımda”31 İlden Büyük Olan İlçe başlığıyla yaptığım yayında kullandığım. 

     1985 yılı Genel Nüfus sayımından sonra ise güncellediğim ve memleketimizin hayırlı evlatlarından ilimizin iki  el parmağını geçmeyen efsane siyasetçilerinden Orhan Aydın ağabeyin çabasıyla kurulan ASÜ’nün temeli olan Meslek Yüksek okulunun kurulması için Aksaray’a araştırma yapmaya gönderilen yetkiliyi ikna  ettiğim belgeye dayanarak Gazeteci merhum Cengiz Kalluç ağabeyinde yardımıyla attığımız manşetle çalışmayı başlatan olarak bu çalışmayı sonuna kadarda takip eden olarak bilenim. 

    Aksaray ilinin ve hemşerilerimizin ortak değeri ve bu değerin kişi ve kurumlar tarafından düzenlenen etkinlikte çaba ve çabaya emeği olanların isimlerinin verilmesine bile lüzum görülmeyen istismarın tamamını yazmaya yerimiz yetmedi. 

    Mevla’mız izin verirse emeği olanların hem ahde vefanın gereği anılmalarının gerekçesin, hem de bununla yen nesillerin yeni hizmetler için motive edilmesini nasip olursa Çarşamba günü kaldığı yerden yazmayı sürdüreceğim. 

    İlimizle hemşerilerimizin mutlu istikbali için ilgili ve yetkilileri tarafından takibi dileğiyle. 

     Rabbim yar ve yardımcımız olsun. Devamı Çarşamba’ya.