Bugün, 14 Ağustos 2020 Cuma

Erdogan Kaya


Zemheride ilk baharı yaşıyoruz

Malumunuz bu kış mevsimi de ilk bahar ayını hatırlatan bir mevsimi izliyoruz. Geçtiğimiz günlerde az da olsa il dışındaki yükseklere kar yağdı.


Malumunuz bu kış mevsimi de ilk bahar ayını hatırlatan bir mevsimi izliyoruz. Geçtiğimiz günlerde az da olsa il dışındaki yükseklere kar yağdı. Yağdı yağmasına da şimdi Hasandağı dışındaki bölgelere gittiğinizde her yer ilk bahardan bir mevsim görürsünüz. Ülkemizin bir çok bölgesine muhteşem kar yağarken maalesef ilimize kar derler ya ucunu gösteriyor gerisi gelmiyor. Bazen eskilerin deyimi ile öfkesinden ufak ufak atıştırıyor, ama lapa lapa kar yağmıyor.

Aksaray ile ilgili yeni çalışmamız nedeni ile köy, kasaba ve ilçelerimizi geziyorum. Yol arkadaşım Naci Karaköy ağabeyle dolaşıyor vatandaşlarla sohbetler edip dertleşiyoruz. Konu ile alakalı vatandaşlarla konuşuyoruz, herkes kuraklıktan şikayetçi.

Dün Eskil, Eşmekaya ve Sultanhanı bölgesinde idik. Gelirken yolda havaya baktık ben dedim ki, naci ağabey malum ben mantar toplamayı severim mantar çıkmışmıdır diye sordum. Mana ters ters baktı.

“ ya bu mevsim zemheri ayı mantar olur mu, ama baksana bu mevsimde hava bahar havası” dedi.

Zemheri diye atalarımız ve büyüklerimiz bu ay da komşunun komşuya gidemeyeceği bir ay anlamına geliyor. Bu ayda biz çocukken nerede ise adam boyu kar olurdu. Şimdiki gibi yolları açan greyderler de olmaz, Nisan ayına kadar bir tarafa çıkamazdınız.

Zaman zaman yazarım bizler köy çocuğuyuz, rahmetli babam Öğretmendi, bizler okula gidecek durumda değildik. Öyle şimdiki gibi bir karış karda okulların tatil olduğu gibi okullarda tatil olmazdı. Babam okula kadar elinde bir kürek okul yolun çığır açardı.

Şehre gelmek ise ayrı bir sıkıntı idi, o zamanlar eski BMC kamyonların üzerinde yol açıksa şehre alışverişe gidilip gelinirdi. Yani kış demek evlerde hapis kalmak demekti. Komşu komşuya gidemezdi.

Zemheri dediğimiz ay işte bu aylardı. Efendim mevsimler değişti, kış yaz bellisiz oldu gibi sözler beni kesmiyor. Eğer mevsimler değişmiş olsa idi diğer bölge ve illerde de değişirdi. Oralarda fevkalade kay yağıp çetin kış şartları yaşanıyor.

İki gün önce Güney doğu illerinde kepçe ve greyderler yol açarken uzun uzun baktım. Eski kışlardan bir kışı buralarda gördüğümü söyledim. Hatta çocuklara bu kışlar bizde yaşanırdı dediğimde bana inanamayıp, “ gerçek mi” diye hayretlerini gizleyemediler.

Aksaray maneviyat şehri iken acaba bu maneviyatı ne kadar yaşayabiliyoruz? Bunu derken buna ben acizane kendimi de dahil ediyorum. Acaba maneviyattan uzaklaşmamızın bir sonucu mudur diyede düşünüyorum.

Yağış ve kar herkesi ilgilendiren ve ekonomimizin canlanmasına sebep olan bir durumdur. Kuraklık demek, kıtlık demektir, fakirlik demektir, ekonomik sıkıntı ve maddi olarak yoksulluk demektir. Her şey buna bir düğüm gibi bağlıdır.

Rabbım her şeyin hayırlısını versin, Rabbıma bol dua edip bizleri bu sıkıntılardan korumasını dileyelim. İnsanlar, kurtlar ve kuşlar her şey gözünü havaya dikip yağış bekliyor. Kısacası dileğimiz Rabbım bizleri açlık ve kuraklıkla terbiye etmesin. Biz aciz kullarına merhametini esirgemeyip bol yağış versin.